İllüzyon

Ey İnsanoğlu!

Nefes almaya başladığın andan itibaren kendi duvarlarını örmeni öğrettiler sana. Bildiklerine, şartlanmalarına, inançlarına, deneyimlerine göre tek tek önüne gelen her veriyi işledin kendi sisteminde. Doğru dedin, Yanlış dedin. İyi dedin, kötü dedin.. Dedin de dedin! Tuğlalarını senin şartlanmalarının, inançlarının, değerlerinin, deneyimlerinin oluşturduğu Kendi Dünyanı yarattın. Yarattığın Dünya,  o daracık alanda; o sımsıkı  bir o kadar da güçlü tuğlalarla örülmüş dimdik duvarların içindeydi. Herşeyi biliyordun, “Kendi”ne göre kıyaslamıştın her şeyi;“Kendi”  yargılarına göre ‘Güven’deydin.  Ancak sadece kendi sınırlarının bilgisine hakimdin. Bilmiyordun ki kendi sınıralarının içinde yarattığın gerçeklik aslında sadece bir ilüzyon ve her an sarsılmaya hazır…sarsılacak bir gerçeklik mi? O halde gerçek mi? Yazık…Oysa tek derdin vardı. “Güvenlik”! Hayatta kalmalıydın! Güçlü Olmalıydın! Sen sahte Dünya’nın ilüzyonuna hapsettin kendini GÖRMEDİN….!GÖREMEDİN…

O güvenlik uğruna, kötünün içindeki iyiyi, başarısızlığın içindeki erdemi,  ehilleşen sabrı, çirkinin açığa çıkmayı bekleyen güzelliğini göremedin. Dedim ya öyle öğretilmedi sana. Sana yarışmak öğretildi. Sana kıyas yapmak öğretildi. Ancak kendi yargılarına, bildiklerine, inançlarına; onların gerçekliğine inanabilirdin sen. Oysa ki onun ilüzyon olduğunu bilemedin. Bilmedin…Önce verilerinle kıyasladın karşına çıkan her şeyi, bazen bir ses oldu bazen biri, bazen karşına çıkan bir yazı; uyarı bile olsa kulak asmadın. Uymuyorsa çöpe fırlattın sana uygun olmayanı… Kötü değildi elbet yaptıkların. Sen sana ne öğretildiyse onu yaptın. Sana örnekler gösterildi. O örnekleri kendine model aldın. O modellerin sonsuzluğuna inandın. Onlar “gibi” olmalıydın. Hatta onlardan “daha” iyi olmalıydın. Olmalıydın işte; ancak öyle güçlü olabilirdin. Başka alternatifin yoktu. Ancak güçlü olan hayatta kalırdı.

Derinlerde gömüldün “daha” dedikçe… Daha güzel olmalıydın, Daha zengin olmalıydın. Daha çok sevgi görmeliydin, daha çok beğenilmeliydin, daha güçlü olmalıydın.  O “daha”lar omuzlarına binen tuğlalara dönüştü yükseldikçe yükseldi esir etti seni.Hem de bekçisi olduğun sahte dünyanın güvenliği için… Yarıştın, durmadan yarıştın…Anadolu Liseleri sınavı geldi ilk, sonra daha nefes almadan üniversite sınavına tabi tutuldun. Hep bir “diğerleri “ vardı daha iyi olman gereken.

NEDEN?

Basit. Güvende olmak için….Peki ya yarattığın güvenlik ilüzyonunun dinamiklerini sen ne zaman sorgulayacaksın?!

Belki o zaman kendine, kendini hapsetmeyeceğin bir sınırsızlığın kapılarını aralayacaksın!…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir