Ne zaman?

“Boynumu büktüğüme aldanmayın, ben üzgün değilim” dedi kuğu.“Biliyorum ne kadar güzelim, ama farklıyım ya ben, anladım ki onlardan değilim. İşte o yüzden ben ‘Yalnızım’….çünkü ben ‘ayrıca’yım”…” lâkin diye durakladı…. “hep korktum yalnız kalmaktan; sevilmemekten, ve dışlanmaktan hep kaçındım. Eksikliğini duyacağım diye endişelendim onların. Anlayamadım yalnızlığımla ‘bir’ olacaklarımı ben” dedi, “belki de bilinmezden korkuyorum.”

Gülümsedi yaşlı adam şefkat dolu gözlerle.. “kalabalıkların içinde sahte yalnızlığını paylaşabilirsin belki, ama…” dedi “sen eğer gerçekten bilemezsen ‘KENDİNİ’ ve hala özenirsen diğerlerine, onlar gibi olmak uğruna kendi güzelliğini görmezden gelirsen, aslında kendinle BİR olacaklardan vazgeçersin… Sen güzel kuğu, eksikliğin endişesiyle kalabalıklara gömülürken sen, yalnızlığın getireceği bolluktan vazgeçersin…sen izin verdikçe kendine, seninle bir olacak herşey bereketle”…ve ekledi: “o yalnızlık dediğin sadece ‘ayrıca’lık… kendini kalabalıklarla kısıtlama ve yalnızlığın sınırsızlığında bolluğu yaşa…”

Nedense hep kalıplara girmişiz hep benzememiz gerekmiş birilerine… nedense hep aynı insan yüzleri aynı makyajlar ve aynı bakışlar.. ve nedense hep aynı gülüşmeler, sürtüşmeler… hep aynı….. aynı aynı aynı… aynı olmanın; diğerleriyle örtüşmenin hafifliğine gizlenmişiz biz; saklanmışız kendimizden. Ne kadar aynı olursak o kadar kolay gizlenmişiz. Gizlenmişiz ya; aslında kaçarken yalnızlıktan, kalabalıkların orta yerinde yapayalnız kalmışız; çünkü dönecek bir “ben” bırakmamışız. Hep bir sevilme endişesiyle; ona, buna, oradakine, buradakine, ötekine, berikine benzeme sevdasına düşmüş içimizdeki kuğuyu işte böyle örtmüşüz. Gizlemişiz ya biz onu , dönüşememişiz o zarif kuğuya;birer çirkin ördek yavrusundan öteye gidememişiz. Aynı olmak uğruna serpilip büyüyeceğimiz güzelliğimizden işte böyle vazgeçmişiz…

Sen daha ne kadar aynı olmak için vazgeçeceksin kendinden? Onun kıyafetine, bunun konuşmasına, diğerinin duruşuna, ötekinin mesleğine, berikinin aşkına özeneceksin!… peki ya ne kadar onun istediği gibi biri olacaksın?… Sen ne kadar kim olduğunu düşünmeden hep başkalarında gördüklerinle işlemeye çalışacaksın kendini; ne kadar ben kimim demeden nefes alacak, kimseye benzemediğini ne zaman anlayacaksın?.. Sen, evet sen çirkin ördek yavrusu ne zaman güzelliğini göreceksin ve o zarif kuğuya dönüşeceksin?…. sen yalnızlığın “ayrıca”lığını ne zaman fark edecek ve Birliğinde ayrıcalıklarınla bütünleşecek yalnızlığın bolluğuna ne zaman kavuşacaksın….NE ZAMAN..? Sana bir sır vereyim çirkin ördek yavrusu, işte sen o zaman Yalnız olmayacaksın, kendin gibi kuğularla bir olacaksın…….işte sen bolluğu, yalnızlığın ayrıcalığıyla tadacaksın……

Zeynep ALTINORDU-03.02.2010,İstanbul)

Zeynep Altınordu

Zeynep Altınordu Kimdir? Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu olan Zeynep Altınordu, Bilkent Uluslararası İlişkiler ve Kamu Politikası ile ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümlerinde Yüksek Lisans yapmıştır. Akademik hayatında, İnsan Hakları ile başladığı uzmanlığına Uluslararası Enerji Yönetimi ile devam etmiştir. Çeşitli firmalarda marka yönetimi, İş Geliştirme, Proje Yönetimi, Stratejik Planlama, Sosyal Medya gibi alanlarda çalışmıştır. 2001 yılından beri çeşitli mecralarda yayımlanan yazılarına 2008 yılından bu yana özellikle Kişisel Gelişim üzerine devam etmekle birlikte bu alanlarda yayımlanan bazı dergilerde editörlük de yapmıştır. Bireysel ve Kurumsal Profesyonel Koçluk hizmetleri de veren Zeynep Altınordu özellikle sosyal medyayı aktif olarak bilgi ve deneyimlerini paylaşmak için kullanmaktadır. 2012 başından itibaren Blanchard International Türkiye’de bünyesinde yer alan Zeynep Altınordu İş geliştirme müdürü olarak görevlidir. The Ken Blanchard Companies ile Blanchard Türkiye arasındaki koordinasyonu sağlamakla birlikte Blanchard eğitim çözümlerini Türkiye için yerelleştirmesi ve tanıtımı üzerinde çalışmakta; kurumun çeşitli sosyal medya sitelerinin editörlüğünü de yapmaktadır. Zeynep İngilizce’nin yanında İspanyolca da bilmektedir

KONUYA BENZER DİĞER YAZILAR...

1 Response

  1. sibel dedi ki:

    Teşekkür ederim…

Bir Cevap Yazın