Monthly Archive: Nisan 2014

İyi Uçuşlar…

Çocukken her şeyi bilmek ister insanoğlu, durmadan soru sorar. Soluk almadan sorular sorduğun zamanı hatırlamaz mısın? O ne? Neden? Niye? Ne zaman? Kiminle? Sonra bir an gelir, her şeyi bildiğini zanneder.  Halbuki daha çok...

Zamanın içinde…

Hayat mutlaka istediklerini vermez insana; kimi zaman sen vazgeçmissindir, kimi zaman o senden vazgeçer. Adına kader dediğimiz olguyu da bu şekilde kurgulamışlar tahminimce. Kimi zaman ” yaptım” dediğimiz şeyi “kaderde yokmuş” diye çok defalar...

Kutup yıldızı

neden kutup yıldızını takip eder insanlar yolları kaybolunca. Ya da neden aslında pek çok yol var iken ve aslında her defasında o yolları değişir iken sabit duran bir yıldız ile özdeşleştirirler geleceklerini Kim demişki...

Oyun bahçesi

Çocukluğunuzun oyun bahçeleri gibi olsa yeniden hayatınız… çakıl taşlarının arasında koşuşturduğunuz bahçeniz yeniden hayat bulsa… Kapamasanız gözlerinizi, seçmesiniz görünmez olmayı, saklanmasanız kendinizden. Bir kez olsun unutmasanız oynamayı. Hayatın oyunlarını yaratmayı bırakmasanız? Bir zamanlar Salıncaklarla...

Kız kulesi…

Sessizce durur… İçinde ne haykırışlar barındırır. Ne boğazın akıntısı söylemek istediklerini dile getirir. Ne Boğaz Köprüsü’nün endamı onun derinliğini hissettirebilir. İki kıtanın arasında, iki anlayış arasında, varla yok arasında senle ben arasında…Sana seni anlatır...