Monthly Archive: Ekim 2008

bardak

bardak

bardağın dolu tarafını görmek meziyet ister….ama bardağı doldurmak cesaret…ne de olsa kimse bardagi tasiran son damla olmak istemez…

kaç…

kaç…

en güzeli yaşanmamış değil midir hep… o halde bırak kalsın… hiç yaşanmasın….

Özge’ye…

Özge’ye…

Sesini karanlıkta duymaya korkan bir çocuğun yorganının altına büzülmesi kadar ürkekçe saklandı sözlerin arkasındaki anlamlara… merakla sıyrılmak istediyse de yorganın altından, yüzünü çevirdi defalarca duymaya korktuğu yalanlara… Ne gerçekti? Kestiremiyordu. Sözler verilmişti, sözler alınmıştı...

timely decision made for all

timely decision made for all

They brought a sudden taste inside the darkness. What made all clear is the way you were standing beside me. Having noticed the dreams come true at once, dont make it away from your...

başlangıç…

başlangıç…

Herşey kolaydı ya başlangıçta… boşuna beklediğimiz bir şeylerin peşi sıra koştuğumuzu hatırlıyorum. Ne nereye gittiği önemliydi o yolun ne kiminle gidildiği…. Ne zaman ki bazı şeyler zaman süzgecinde yenik düşmeye başladılar benliğime; işte o...