Venedik

Şehrin o puslu havası değildi sadece içindeki hüznü kamçılayan. Birbirini kucaklayan daracık sokaklar, şehrin gözyaşlarına kurban edilmişti sanki kanallar boyu. O gözyaşları ki; yüz yılların yorgunluğunu taşıyan bir sanat şaheserine can veriyordu adeta. Uçan...

Özgecan

“Özge ne demek bilir misin?” dedi, gözlerinde kayıp dört yılın eksikliğiyle… Henüz on dokuzunda, havada kar tanesi gibi asılı kalan hayallerine veda ederken, masumiyetin adı olmuştu. “Masumiyetin adı Özge’nin anlamı; ‘Başka’, kendi başka, gülüşü...

Önyargı

Bindiği taksideki adam kılıksız; pis görünümlüydü. Bir an tereddüt etti hatta. İnse miydi acaba? “İnşallah dalaşmaz,” diye düşündü adamın kaba saba görünümüne bakıp. Sonra sessizce sürdü yolculuk. Zaten çok da uzun bir mesafe değildi....

En Son Kimin Hayatına Dokundun?

Pek çoğumuzun dileğidir fark yaratmak, iz bırakmak, birilerinin hayatına dokunmak. Aslında varoluş gayesinin tezahürü olarak karşımıza çıkar bu arzu. İz bıraktığında kanıt da bırakmış olursun varoluşuna… Peki ya en son ne zaman karşılıksız, kimsenin...

Motive mi olmak istiyorsun? Beklentilerinden kurtul…

Beklentiler insanı bir yere kadar motive eder belki ama insanın en büyük zaafı da beklentilerdir aslında. Secret sonrası ortaya çıkan dile benden dileğin ne ise çektim sana onu bir sepette gibi desteksiz serzenişlerin aslında...

Tarihin kokusu

Tarihin kokusunu severim ben… mesela geçmişin izlerini dinlemeyi, dünden kalan anıların damağımda kalan lezzetini hissetmeyi, yahut eskimiş fotoğraflara nakşolmuş hikayelere bakmayı… Severim… Bana bugünün de bittiğini hatırlatır…artık dokunması imkansız bir anın sana kalan hazinesidir...